Altmış altıya bağlamak
O an ki durumu temelli olmayan bir çözümle kurtarmak veya bir işi kesin neticeye vardırmış gibi görünmek.
"İnsanları altmış altıya bağlamakta üstüne yoktur...
Unutamamak, her an görür gibi olmak.
"Gözümün önünden gitmiyor onun hayâli."
O an ki durumu temelli olmayan bir çözümle kurtarmak veya bir işi kesin neticeye vardırmış gibi görünmek.
"İnsanları altmış altıya bağlamakta üstüne yoktur...
Aralarında her bakımdan çok büyük ayrımlar olmak, benzer yönleri pek az olmak.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Biri ötekine köle gibi hizmet eder, her emrini yerine getirir durumda olmak.
Önde görünmek, her şeyde söz sahibi olmak, her şeyi kendi düşüncesine uydurmak, hep dediğini yaptırmak çabası ve tutkusu.
"Benlik dâvası güden insanlar bir...
Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.
Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...
Bir yerde tedirginlik duymak, her an kalkmak durumunu belirtir olmak, huzursuz olmak.
"İnan, diken üstünde oturuyorum şurada."
Bir kimsenin dedikodusunu yapmak, kötü tarafını her yerde söylemek.
Bir şeyi her fırsatta söyler olmak.
Birine bağımlı olmak, birinin tuttuğu yolu izlemek, hemen her şeyde ona uyarak onun istediğini yapmak.
"Başkasının dümen suyundan gidenler kişiliklerini...
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Bir şeye sahip olmak.
Bir kimseyi kendi yanına çekmek.
"Onun gibi dürüstleri elde edemezsin, boşuna uğraşma."
Hemen her işte parmağı vardır.
Her işten anlar, her işe karışır ya da her işten anladığı izlenimi verir.