Adamlık sende kalsın
Bu işi asıl olsa sana yaptıracaklar. Bari kendiliğinden yap da onurunu koru.
O san fenalık yaptı ama sen ona iyilik yap.
Tehlikeli işlere girişmekten çekinmemek.
"Sen ki gençliğinde gözünü daldan budaktan sakınmazdın, ne oldu sana böyle?"
Bu işi asıl olsa sana yaptıracaklar. Bari kendiliğinden yap da onurunu koru.
O san fenalık yaptı ama sen ona iyilik yap.
Bir yere yavaş yavaş yerleşeyim, güçleneyim de sonra sana ne yapacağınımı bilirim anlamında söylenir.
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
Çok tehlikeli, zarar verecek bir işin üstüne üstüne gitmek ya da böyle bir işe girişmek.
"Bırak o silâhı elinden! Ateşle oynadığının farkında mısın sen?"
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
Yapılması gereken bir şeyi gerçekleştirmenin yollarını aramak.
"Sana ne ki o işin derdine düştün?"
Ölümüne yol açacak kadar tehlikeli işlere girişmek.
"Bırak o silâhı elinden, eceline mi susadın sen?"
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Her ihtimale karşı, ne olacağı belli değil.
"Şemsiyeni al, ne olur ne olmaz, yağmura yakalanabilirsin."
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Ne var ne yok hepsini söylemek, arka arkaya sıralamak.
"Ne sözler sayıp döktü ama kimse anlamadı."
Ne iyi ne kötü, orta derecede.
Hemen hemen, aşağı yukarı, yaklaşık olarak.
"Şöyle böyle üç yıl oldu onunla görüşemedik."