Ağzıyla kuş tutsa…
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Usanmak, bıkmak.
"Bu işten gına geldi artık."
"Ne kadar çaba gösterse, ne yapsa da" anlamında kullanılır.
"Ağzıyla kuş da tutsa, artık bu eve adım atamaz."
Biri istiyor; öteki
""olur" diyor; uyuşmuşlar. Artık bu işe başkalarının karışmaması gerekir.
Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.
"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."
Bana öyle geliyor ki.
"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."
Yazgıyı, talihi bu türlü olmak; bu olayın başına gelmesini tanrının buyurmuş olduğuna inanmak.
Küçümsenecek, ayıplanacak bir duruma düşmeden; tertemiz, şerefiyle, başarılı olarak.
"Allah`ın izniyle bu işten alnımın akıyla çıkacağım."
İşlerin çok karışıp içinden çıkılmaz bir durum alması.
"Bırak artık sorumsuzluğu, işleri bu tavrınla Arap saçına döndürdün."
Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Durum kötü. Düzelmez de. Bıraktım ipin ucunu.
"İşlerin kötü gittiğine, düzelmeyeceğine, bu konuda da umut kalmadığına göre artık istenildiği gibi...
Çekilen sıkıntı artık katlanamayacak bir hâl almak.
"Bıçak kemiğe dayandı, artık bu yerde duramam."
Bezmek, bıkmak, bir zorluğa dayanamayacak duruma gelmek.
"Canıma yetti artık bu işi yapmayacağım."
Umulmazken bir işten ya da kimseden kurtulmak, kaçmak.
"Bu pis işten yakayı nasıl kurtardık hâlâ anlayabilmiş değilim."
Bir kimseye karşı pek borçlu bulunmak ve ondan artık bir şey isteyecek hâli kalmamak.
"Bu güne kadar ne istedimse verdi. Artık yüzüm kalmadı, git,...