Açık oturum
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Herkesçe aranılan, beğenilen, değerli (şey).
"Elimizdeki tek geçer akçemiz şu arabadır."
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Önemli, değerli kimselerle görüşür olmak, onlar arasına karışmak.
Herkesçe tanınır bir duruma gelmek, ünlenmek, tanınmak.
Çok değerli olmak.
Güzel yiyecek, ama az doyurmuyor.
Beğenilen bir eylem, ama yetmez ki.
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Rahatı kaçmak, huzurunu kaybetmek, bir kimsenin kurulu dirliği, düzenliği bozulmak.
"Şu vızır vızır işleyen yol buradan geçince ağzımızın tadı kaçtı."
Akla uygun gelmemek, inanılacak gibi olmamak.
Anlamamak.
"Şu işleri bir türlü aklım almıyor.
Çok değerli bir şey; ancak rastlantı ile ele geçer.
Türlü kötülüklerin, hile ve düzenlerin karmakarışık bir durumda bulunduğu yer.
"Daireyi çıfıt çarşısına çevirenler tek tek bulunmalıdır."
Parası çok, varlıklı, sözü geçer, ödeme gücü yüksek (kimse).
"Neden şu ensesi kalın adamlardan yardım istemiyorsunuz."
Eski çürük, sağlam olmayan, değersiz (şey).
Düzgün olmayan, parça parça, dağınık (söz).
"Şu kırık dökük eşyaları ortadan kaldırın hemen!"