Aklı başından gitmek
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Sözü edilen kişi, değerce ondan çok geride.
"Sen hamur açmakta Fatma`nın eline su dökemezsin."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.
"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"
Çok iyi, çok yakın dostluk veya arkadaşlık kurmak, ahbap olmak.
"Şunlara bak, aralarından su sızmıyor."
Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir).
Çok küçük (çocuklar için söylenir).
"Bir damla su kaldı, ne yapacağız su gelmezse."
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.
Çok sarhoş olmak.
Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.
"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...
Pek çok kişi tarafından kullanılmak, bir çok sahip eline geçmek.
"Elden ele dolaşan atı nihayet geri almayı başardı."
Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.
"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...
Uykuyu çok seven kimse, çok uyuyan.
İçine girilerek yatılan tulum biçimindeki yatak.
"Uyku tulumu sen de, çabuk kalk!"
Bir şey çok alıcı bulup çok satılmak, kolay müşteri bulmak.
"Kapanın elinde kalıyor, yağma gidiyor, koş koş, sen de yetiş!.."
Çok şişman, çok yağlı.
"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."