Deyimler
İletişim

"Efkâr dağıtmak" deyiminin anlamı nedir?

Sıkıntıyı gidermek, üzüntüyü yok etmeye çalışmak.

"Sahile efkâr dağıtmak için inmiş olmalı."

Efkâr dağıtmak deyimine benzer deyimler

Adet yerini bulsun diye

Gerekli olduğuna inanıldığı için değil, herkes öyle yaptığı için, ya da yapıldı densin diye.

Adet yerini bulsun diye

Adı batası

Sevilmeyen, yok olması istenen bir şey için söylenen bir ilenme sözü.

Adı batası

Alacağına şahin, vereceğine karga

Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...

Alacağına şahin, vereceğine karga

Al giymedim ki alınayım

Bu işle bir ilgim yok ki onun için söylenenlerden kuşkulanayım.

"Çiğ yemedim ki karnım ağrısın."

Al giymedim ki alınayım

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Anan yahşi, baban yahşi

Bir kimseyi işini yaptırabilmek için pohpohlamak, gereğinden fazla överek istediğini elde etmeye çalışmak.

Anan yahşi, baban yahşi

Başa güreşmek

Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.

En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.

"Takımımız öteden beri başa...

Başa güreşmek

Çekişe çekişe pazarlık (etmek)

Bir malı ucuza almak, ya da pahalıya satmak için titizce uzun süre yapılan pazarlık.

"Babam çok istediği atı alabilmek için, atın sahibiyle çekişe çekişe...

Çekişe çekişe pazarlık (etmek)

Çürüğe çıkmak

İşe yaramaz olduğu, sağlam olmadığı anlaşılarak bir yana atılmak.

Sağlığı el vermediği için askerlik görevine alınmamak.

"Çürüğe çıkmak için can atanlar da yok...

Çürüğe çıkmak

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek

Lâhavle çekmek

Sıkıntıyı, öfkeyi gidermek, sabır telkin etmek için

"Lâhavle" ile başlayan duayıokumak.

"Lâhavle çekmeden başka bir şey yapamadım."

Lâhavle çekmek