Adımı güveç koy, amma ocağın üzerine koyma
Kimi zor işleri yapıyormuşum gibi göster ama o işleri bana yaptırma.
İncitici, kırıcı sözler söyleyen, saygısız kimse.
"O uzun dilini bana kestirmeden çek içeri!"
Kimi zor işleri yapıyormuşum gibi göster ama o işleri bana yaptırma.
Ağır ve kırıcı sözler söylemek.
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Ben de o durumdayım; o düşüncedeyim.
Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.
"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."
Bana öyle geliyor ki.
"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."
Bir şeyi karşılıksız bırakmamak.
"Onun bana yaptığı iyiliğin altında kalır mıyım?"
Bir şeyin üstesinden gelmek.
"Bana verdiği işin altında kalmayacağım."
Gerçekleşmesi mümkün olmayacak işleri anlatmak için kullanılır.
"O kız, o çocukla ancak balık kavağa çıkınca evlenir."
"Bana gelince, bana kalırsa, fikrime göre, bana sorarsanız" anlamlarında kullanılır.
Aralarını açmak maksadıyla birinin bir kimse hakkında söylediği hoş olmayan sözlerini o kimseye ulaştırmak, söz getirip götürmek.
"O laf taşıyıcı adamdan uzak...
Boyu uzun olan.
Uzun süre.
Derinlemesine, ayrıntılarıyla.
"Meselenin üzerinde öyle uzun boylu durmadık."
O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.
"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"
Kolayca ve bolca yararlanılabilecek kaynak; basitçe sömürülebilecek iş veya kimse.
"Bulmuşsun bir yağlı kuyruk, çek babam çek!"