Deyimler
İletişim

"Dilini tutmak" deyiminin anlamı nedir?

Sonunu düşünerek gelişigüzel konuşmaktan sakınmak, ölçülü konuşmak, rast gele konuşmamak.

"Dilini tutmasını bilmeyenlerin başına neler geldiğini sana söylemediler mi?"

Dilini tutmak deyimine benzer deyimler

Aklını peynir ekmekle yemek

Akılsızca, şaşkınca, delice işler yapmak.

"Misafirliğe böyle gidilir mi? Sen aklını peynir ekmekle mi yedin?"

Aklını peynir ekmekle yemek

Bir hâl olmak

Bir şeyi çok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalık gelmek, bezmek.

Daha önce görülmeyen davranışlar içinde olmak, huyu değişmek.

Kazaya uğramış olmak.

"Gecikti,...

Bir hâl olmak

Dünyanın kaç bucak olduğunu anlamak

Dünyada insanın başına neler gelebileceğini öğrenmek, zorluklarla karşılaşmak, tecrübe kazanmak.

"Elbet sen de bir gün dünyanın kaç bucak olduğunu...

Dünyanın kaç bucak olduğunu anlamak

Ezbere iş görmek

İncelemeden, özenmeden, gerekli olan bilgiyi almadan, gelişi güzel iş yapmak.

"Ben sana ezbere iş görme demedim mi?"

Ezbere iş görmek

Helâl olsun (Helâl ü hoş olsun)

Bunu sana gönül hoşluğu ile veriyorum, hiç pişman değilim, Allah bunu sana bağışladığıma şahit olsun.

"Aferin, takdire değer iş yapıyorsun" anlamında...

Helâl olsun (Helâl ü hoş olsun)

Kafadan atmak

Bir konu üzerinde inceleme yapmadan, rast gele konuşmak.

"Derse hiç çalışmadığın belli, öyle kafadan atıyorsun ki…"

Kafadan atmak

Küçük dilini yutmak

Çok şaşmak, hayrete düşmek, donakalmak, hiçbir şey söyleyemez hâle gelmek.

"Ne o dostum, küçük dilini mi yuttun?"

Küçük dilini yutmak

Lafını (sözünü) bilmek

Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.

"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."

Lafını (sözünü) bilmek

Öpüp başına koymak

Bir şeyi minnetle karşılamak, seve seve kabul etmek.

"Adam sana iş verecekmiş, daha ne istiyorsun, öpüp başına koy."

Öpüp başına koymak

Yüksek perdeden konuşmak

Yüksek sesle konuşmak.

Meydan okurcasına sert konuşmak.

Yapılması güç şeyleri yapacakmış gibi abartılı konuşmak.

"Bu adam yüksek perdeden konuşmaya bayılıyor."

Yüksek perdeden konuşmak