Açmaza getirmek
Bir kimseyi içinden çıkamayacağı bir duruma sokmak.
Hakkında dedikodu yapılmak.
"Allah kimseyi dile düşürmesin, kadıncağız sokağa çıkamaz oldu."
Bir kimseyi içinden çıkamayacağı bir duruma sokmak.
Bir kimseyi, bir şeyi anımsamak ve anımsatmak istememek; unutmuş görünmek.
Biri ötekine, o da bir başkasına söyleyerek, dilden dile.
Yapamayacağı bir işi yapabilir görünerek bir kimseyi oyalamaya, aldatmaya çalışmak.
Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.
"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
Ne yapıp yaparak bir...
Daha çok şaşkınlık ve hayret hâllerini anlatır.
"Allah Allah! Nasıl oldu bu iş, aklım almıyor?"
Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.
"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."
Bana öyle geliyor ki.
"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Tedbirsiz hareket edip, kötü sonuçlanacak bir işe girişmek.
"Allah kimseyi çürük tahtaya bastırmasın."
Konuşma yeteneği yokken konuşmak, dillenmek.
Dile düşmek.
"Dile geldi dağlar, avuttu onu!"
Yaşlılık, hastalık sebebiyle iş yapamaz, yürüyemez, kendi işini göremez duruma gelmek.
"Allah kimseyi elden ayaktan düşürmesin."
Ortalıkta bir rivayet dolaşmak.
Hakkında dedikodu yapılır olmak.
"Bir daha görüşmek istemiyorum, hakkımızda söz çıkacak diye korkuyorum."