Ağızdan kapmak
Bir kişinin konuşmasından yarım yamalak birtakım bilgiler edinmek.
Ara sıra.
Yarım yamalak, biraz.
Vakitli vakitsiz, uygunsuz zamanlarda.
"Çat pat okuması var diye mektubu ona uzattılar."
Bir kişinin konuşmasından yarım yamalak birtakım bilgiler edinmek.
Bir yerinden ara sıra beliren ağrı yine belirmek.
Karşısındaki bir şey düşünemezmiş gibi ona yol göstermeye, kendi düşüncesini ona aşılamaya çalışmak.
Biraz geriden, pasif hareket edip gizli gizli yenme yollarını kollamak.
"Vay hınzır vay!.. Alttan güreşip aklın sıra başarı kazanacaksın ha!"
Seyrek olarak,
"Ara sıra".
Seyrek olarak, ara sıra, zaman zaman.
Seyrek olarak, zaman zaman, arada bir, ara sıra.
Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Bir parça, biraz, azdan biraz çok.
Bir işi bitirmek, sona erdirmek, başarmak.
Bir kişiye aşırı ölçüde ilgi gösterip çok şımartmak.
"Ona biraz daha yüz verirsen başına çıkacak, söylediğini...
Arada bir, ara sıra.
"Ona niçin ayrıcalık gösteriliyor?",
"Onun ne özelliği var ki ona özel imkânlar tanınıyor?" anlamında kullanılır.
Belli olmayan zamanlarda, ara sıra.
"Zaman zaman o da aramıza katılırdı."