Deyimler
İletişim

"Çatık kaş" deyiminin anlamı nedir?

Öfkeyi belli etmek için birbirine yaklaştırılmış kaşlar.

Çatık kaş deyimine benzer deyimler

Açık vermek

Gelir gideri karşılamamak. Gizlenmek istediği bir şeyi farkında olmadan belli etmek.

Açık vermek

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Altını üstüne getirmek

Bir şeyi bulmak için aramadık yer bırakmamak.

"Evin altını üstüne getirdik ama tabancayı bulamadık."

Söz ve davranışlarıyla çevreyi birbirine düşürmek,...

Altını üstüne getirmek

Babanın canı için

Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).

Birinden bir iyilik yapılması istenirken

"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...

Babanın canı için

Başa güreşmek

Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.

En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.

"Takımımız öteden beri başa...

Başa güreşmek

Bıyık altından gülmek

Birinin içine düştüğü duruma belli etmeden gülmek, sevindiğini belli etmeyerek onunla eğlenmek, içinden onunla alay etmek.

"Ayşe`nin kırdığı pot karşısında...

Bıyık altından gülmek

Bin dereden su getirmek

Birini kandırmak için dil dökmek, birçok sebep ileri sürmek, aldatıcı sözler sarf etmek.

"O evi almamam için bin dereden su getirdiler."

Bin dereden su getirmek

Geçimini sağlamak

Yaşamak için gerekli olanı elde etmek.

"Geçimini sağlamak için hemen her yola başvurdu."

Geçimini sağlamak

Hoş beş etmek

Şundan bundan konuşarak sohbet etmek.

"O iki ihtiyar kadın hoş beş etmek için yaratılmışlar sanki."

Hoş beş etmek

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek

Lâhavle çekmek

Sıkıntıyı, öfkeyi gidermek, sabır telkin etmek için

"Lâhavle" ile başlayan duayıokumak.

"Lâhavle çekmeden başka bir şey yapamadım."

Lâhavle çekmek

Yanıp tutuşmak

Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak.

Kuvvetli bir aşkla sevmek.

"Bakan olmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu."

Yanıp tutuşmak