Adam olmak
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Tam yerine denk gelmek.
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Oyuncular ve yarışmacılar aynı sayıyı kazanıp birbirlerine denk gelmek, biri ötekini yenememek.
Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.
Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...
Ölmek, sonu gelmek, yok oluş vakti gelmek.
"Herkesin eceli gelecek ve bu dünyadan göçecek."
En uygun zamanında olmak, gerekli ve istenilen şartlar yerine gelmek, istenilen duruma gelmek.
İki yer arasında durmadan gidip gelmek.
"Mağaza ile ev arasında tam elli beş yıl mekik dokumuştu rahmetli."
Ömrü sona ermek, eceli gelmek, ölmek.
Süresi dolmak, ödeme zamanı gelmek.
"Vadesi geldi geçiyor ama senet sahibi hâlâ ortalıkta görünmüyor."
Görevden ayrılan birinin yerine geçmek.
Bulunmayan bir nesnenin yerine kullanılabilmek.
"Emekli olan müdürün yerine geçmek için iki müdür yardımcısı yarışa...
Aradığı bir yeri bulmak.
Yerine gelmek.
Kendine uygun durumu, mevkiyi bulmak.
"Yerini bulursam kızımı vermekte gecikmeyeceğim."
Benzi beti yerine gelmek, sağlığına kavuştuğu yüzünün kızarmasından belli olmak; soluk rengi geçmek.
"İki şişe serum verdiler, sonunda yüzüne kan geldi."
Çok karanlık duruma gelmek.
Yaşanılan yer çok sıkıntı verici, yaşanılamayacak derecede kötü hâle gelmek.