Açığı çıkmak
Kendisine teslim edilmiş olan para ya da eşyanın, sayım sonunda, eksik olduğu görülmek.
Kendisine ceza verilmek, cezalandırılmak.
Kendisine teslim edilmiş olan para ya da eşyanın, sayım sonunda, eksik olduğu görülmek.
Daha önce toplumda önemli bir yeri yokken artık kendisine değer ve önem verilir bir kişi olmak.
Kendisine çıkar sağlayarak bir kimseyi susturmak.
Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.
Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...
Tehlikeli kişiyi incitip kışkırtmak onun kendisine saldırmasına yol açmak.
Kendisine inanan, güvenen bir kimseye gizlice kötülük etmek.
"Onun beni arkamdan vuracağı hiç aklıma gelmezdi."
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...
Kendisine karşı gösterilen içtenlik ve yakınlığı kötüye kullanmaya, yüzsüzlük ve saygısızlık etmeye başladı.
Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...
Mahkemece ya da birileri tarafından kendisine ceza verilmek.
Saygınlık görmek, kendisine değer verilmek.
Uyarmak için hafif bir ceza vermek.
Ceza olarak kulağını büküp çekmek.
"Şimdi bana kulağınızı çektireceksiniz!"