Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Birbirlerinden hiç ayrılmayan dostlar.
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.
Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...
Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Hiç gereği yokken.
Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.
"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"
Hiç uyumamak.
Tehlikeye aldırmamak.
"Bu gece hiç göz kırpmadım, hep seni düşündüm."
Hemen her yerde birlikte görülen, birbirlerinden ayrılmayan iki arkadaş, dost.
Huzur, bolluk, hiç rahatlık görmemek; sürekli sıkıntı, darlık içinde bulunmak.
"Şu yaşıma geldim, hiç rahat yüzü görmedim desem yeridir."
Hiç kimseye sezdirmeden iş çevirmek, ortalığı birbirine karıştırmak.
"Saman altından su yürütenleri hiç sevmem."
Hiç yıkanmamış, çok kirli.
"Günlerce hapiste kaldım, su yüzü görmedim hiç."
Hemen, hiç durmadan, hiç vakit kaybetmeden.
"Şimdiden tezi yok, ne yapılacaksa yapılmalıdır."