Ad almak
İyi olarak tanınmak, ün almak, ün kazanmak.
İyi işitmemek.
İyi olarak tanınmak, ün almak, ün kazanmak.
Kötü iken, iyi, beğenilir bir duruma gelmek.
İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.
İyi bir rastlantıyla uzmanı olan kimseye verilmiş olmak.
İnsanların iyisini, kötüsünü iyi seçen kimse.
Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.
Çok iyi bilmek, kesin olarak bilmek.
Çok iyi pişmiş ve lezzetli olmak.
Bir topluluk içinde dirlik düzenlik, iyi geçinme.
Bir topluluk içindeki dirlik düzenlik, iyi geçinme durumu.
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
Birisi hakkında iyi düşünmemek, kötü niyet beslemek.
"Komşuları ona hiçbir zaman iyi gözle bakmadılar."