Abacı, kebeci; (ya) sen neci?
İlgililerin bu iş üzerinden konuşmaları, uğraşmaları doğaldır. Sen neci oluyorsun?
Borcunu düşünmek borçluya düşer. Sen niçin üzülüyorsun?
İlgililerin bu iş üzerinden konuşmaları, uğraşmaları doğaldır. Sen neci oluyorsun?
Bu işi asıl olsa sana yaptıracaklar. Bari kendiliğinden yap da onurunu koru.
O san fenalık yaptı ama sen ona iyilik yap.
Birine yaptığı küçük bir iyilik karşılığı olarak ondan büyük çıkar sağlamayı düşünmek.
Akıllıca bir iş yapmak, bir önlem almak.
Herhangi bir önlem ve çareyi zamanında düşünmek, vaktinde hatırlamak.
"Sular kesilecekti ama kovaları doldurmayı akıl...
Hatırlamak.
Bir şeyi yapmayı düşünmek, tasarlamak.
"Aklıma geldi, kalkıp babama gittim."
Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.
"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...
Bir şey yapmayı düşünmek, tasarlamak.
" Gönlünden geçirmek."
Şöyle ya da böyle olabileceğini düşünmek.
Aklından geçirmek.
Akılsızca, şaşkınca, delice işler yapmak.
"Misafirliğe böyle gidilir mi? Sen aklını peynir ekmekle mi yedin?"
Yürek çarpıntısı geçirmek.
Bir konuyu içinden kendi kendine tartışmak, evirip çevirip düşünmek.
Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.
"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"
"Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer" ya da
"Nasıl olsa yine karşılaşacağız" anlamında kullanılır.
"Demek şu küçük paketi götürmüyorsun,...