Alçak gönüllü olmak
Gurur ve kibre kapılmayıp kendini olduğundan daha aşağı düzeyde sayma, başkalarından yüksek görmeme durumu.
"İnsanı insan yapan vasıflardan biri de alçak...
Eline geçene şükretmez de hep daha fazlasını ister.
Gurur ve kibre kapılmayıp kendini olduğundan daha aşağı düzeyde sayma, başkalarından yüksek görmeme durumu.
"İnsanı insan yapan vasıflardan biri de alçak...
Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.
"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Daha ucuza satılırsa zarar eder.
Daha aşağı bir durum ve yaşayışı kendine layık görmez.
Gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter; daha fazlasını beklemeyin.
Mutsuz, dertten kurtulamayan, işleri hep ters giden.
"Allahım, şu bahtı kara kuluna yardım et de düzlüğe çıksın!"
Bir derece daha düşük.
"Sizin ürettiğiniz fındık, bizimkinden bir gömlek daha aşağıdadır."
Daha yaşlı ve daha deneyimli olmak.
Bulduğundan daha çoğunu isteyip şükretmemek, daha iyisini istemek.
"Buldukça bunuyorsun, milletin aç sefil gezdiğini görmez misin sen?"
En etkileyici, en can alıcı yönden saldırmak; bir daha yaşama imkânı kalmayacak şekilde vurmak.
"Onları can evinden vurmalıyız ki bir daha bellerini...
Bir daha sesini çıkaramayacak, kötülük edemeyecek bir duruma sokmak.
"Elbet sizin de çanınıza ot tıkayacağım gün gelecek."
Ortaya çıkan fırsattan yararlanıp başkalarını düşünmeyerek hep kendi çıkarını sağlayacak yönde hareket etmek.
"Hep kendine yontma, biraz da bizi düşün, biz de...