Açgözlü taya çocuğu
Bir türlü doymak bilmeyen kimse.
Çektiğim sıkıntıları kimselere açmadım. Onun ağırlığını benimle Tanrı’dan başka kimse bilmez.
Bir türlü doymak bilmeyen kimse.
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
İnsanların iyisini, kötüsünü iyi seçen kimse.
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.
"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."
Bana öyle geliyor ki.
"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."
Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...
Konuşmasının sakıncalı bir biçim aldığını fark edince söze başka bir yön vermek, başka konuya geçmek.
"Beni görünce birden nasıl da sözü çevirdi."
Dirençsiz, güçsüz kimse.
Çok sık hastalanan, sağlıksız kimse.
Üşengeç, bir iş yapmaktan kaçınan.
"Ne nane molla bir adamsın, kalk da biraz çalış."
Üstün gelmek.
Güreşte rakibi sırt üstü yere yatırarak yenmek.
"Onun sırtını kimse kolay kolay yere getiremez."
Birinin hoşuna gidecek davranış ortaya koymak, söz söylemek, onun tarafını tutmak.
"Ömrümce onun bunun türküsünü çağırıp durdum, yeter artık!"
Epey zaman harcanmasını gerektirmek, başka bir işe ayrılmış zamanı tutmak.
"Vaktini alıyorum ama başka çarem de yok."
Çalıştırdığı kimselere bol kazanç sağlayan kimse, kuruluş, aile ya da yer.
"Herkese nasip olmaz öyle yağlı kapı."