Deyimler
İletişim

"Bin kat" deyiminin anlamı nedir?

Pek çok, kıyaslanamayacak ölçüde (üstün).

Bin kat deyimine benzer deyimler

Abanoz gibi

Çok kara, kapkara. Çok sert.

Abanoz gibi

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Bir damla

Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir).

Çok küçük (çocuklar için söylenir).

"Bir damla su kaldı, ne yapacağız su gelmezse."

Bir damla

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Elden ele dolaşmak

Pek çok kişi tarafından kullanılmak, bir çok sahip eline geçmek.

"Elden ele dolaşan atı nihayet geri almayı başardı."

Elden ele dolaşmak

Göbeği çatlamak

Birçok güçlükleri yenmek için çok uğraşmak, pek çok çaba sarf etmek.

"Onu razı edeceğim diye göbeğim çatladı."

Göbeği çatlamak

Kan gövdeyi götürmek

Çok kan akıtılmış olmak, çok insan öldürülmek.

"Düşmanla göğüs göğüse gelmiştik, biliyordum ki birazdan kan gövdeyi götürecek ve pek çoğumuz ölecekti."

Kan gövdeyi götürmek

Şeytanın yattığı yeri bilmek

Çok kurnaz ve açıkgöz olmak; bilinmesi, hatırlanması güç şeyleri bilmek; pek çok şeyden haberdar olmak.

"O ne tilkidir bilemezsin, şeytanın yattığı yeri bile...

Şeytanın yattığı yeri bilmek

Yağ tulumu

Çok şişman, çok yağlı.

"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."

Yağ tulumu