Deyimler
İletişim

"Bin (kırk) dereden su getirmek" deyiminin anlamı nedir?

Çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, birçok aldatıcı diller dökmek.

Bin (kırk) dereden su getirmek deyimine benzer deyimler

Abanoz gibi

Çok kara, kapkara. Çok sert.

Abanoz gibi

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Adam azmanı

Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.

Adam azmanı

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Bin dereden su getirmek

Birini kandırmak için dil dökmek, birçok sebep ileri sürmek, aldatıcı sözler sarf etmek.

"O evi almamam için bin dereden su getirdiler."

Bin dereden su getirmek

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Göbeği çatlamak

Birçok güçlükleri yenmek için çok uğraşmak, pek çok çaba sarf etmek.

"Onu razı edeceğim diye göbeğim çatladı."

Göbeği çatlamak

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek

Üstüne (üzerine) düşmek

Bir şeyi elde etmek için çok uğraşmak.

(Çocuğu) sevme ya da korumada çok ileri gitmek.

"Şu çocuğun üstüne bu kadar düşmeyelim, şımardıkça şımarıyor, neredeyse...

Üstüne (üzerine) düşmek

Yağ tulumu

Çok şişman, çok yağlı.

"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."

Yağ tulumu