Aklı başından gitmek
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Pek çok işe yarayan, çeşit çeşit gereksemeleri karşılayan, her sıkıntıyı gideren.
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Çok zengin, parası çok olan kimse.
"Adam altın babası, her istediğini kolayca yaptırıyor."
Aralarında her bakımdan çok büyük ayrımlar olmak, benzer yönleri pek az olmak.
Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse.
"Adam ayaklı kütüphaneydi sanki!"
Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir).
Çok küçük (çocuklar için söylenir).
"Bir damla su kaldı, ne yapacağız su gelmezse."
Hoşuna gidecek çeşit çeşit sözler söyledim.
Üzerine vazife olmadığı, gerekmediği hâlde her işe karışmak.
"Sen de her işe burnunu sokmaktan geri durmazsın!"
Çok işe yarayan nesne; çok yardıma koşan, yakın arkadaşlık kurmaya değen kimse.
İçindeki bademi kavrulmuş olan badem şekeri.
Ufak kesilmiş, sert bir çeşit lokum.
Çok pişkin.
Çok çile çekmiş.
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
Hemen her işte parmağı vardır.
Her işten anlar, her işe karışır ya da her işten anladığı izlenimi verir.
Pek çok konuda bilgi sahibi olmak, içinde bulunduğu ortamın şartlarına göre her çeşit iş yapabilir olmak.