Deyimler
İletişim

"Başını bağlamak" deyiminin anlamı nedir?

Evlendirmek.

"Askerliği biten Ali`nin başını bağlamayı düşünen annesi kolları hemen sıvadı."

Başını bağlamak deyimine benzer deyimler

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Al gülüm, ver gülüm

Bir kimseye yapılan hizmetin hemen karşılığını bekleme durumu.

Al gülüm, ver gülüm

Aşağı yukarı

Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.

"Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."

Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.

Aşağı yukarı

Az daha

"Az kalsın."

Neredeyse, hemen hemen, az kalsın.

Az daha

Az kalsın

Az sonra, hemen hemen, olmak üzereydi ki (olacaktı, ama olmadı).

"Nerede ise".

Neredeyse, az daha

Az kalsın

Başını bir yere bağlamak

Bir işe yerleştirmek, işsizlikten kurtarmak.

"Çok geçmeden oğlunun da başını bir yere bağlamayı becerdi."

Başını bir yere bağlamak

Bir sözünü iki etmemek

Birinin her istediğini hemen yerine getirmek.

"Ah benim tatlı çocuğum, bir sözümü iki etmez, hemen yapıverir."

Bir sözünü iki etmemek

Çengelde kokmuş etim yok

"Kızımı hemen evlendirmek zorunda değilim, uygun bir eş buluncaya değin beklerim" anlamında söylenir.

Çengelde kokmuş etim yok

Deveye hendek atlatmak

Birisine yapılması çok zor, hemen hemen yapamayacağı bir işi yaptırmaya çalışmak.

"Senin yaptığın deveye hendek atlatmak, bırak şu garibin yakasını."

Deveye hendek atlatmak

İzi silinmek

Yok olmak, ortadan kaybolmak.

"Çiçek hastalığının bu kasabada izi silindi hemen hemen, çünkü çocuklar aşılanıyorlar."

İzi silinmek

Şöyle böyle

Ne iyi ne kötü, orta derecede.

Hemen hemen, aşağı yukarı, yaklaşık olarak.

"Şöyle böyle üç yıl oldu onunla görüşemedik."

Şöyle böyle

Uyku gözünden akmak

Çok uykusu gelmek, göz kapakları kapanmak.

"İki gündür yoldaydık, hemen hemen hiç uyumamıştık, uyku gözlerimizden akıyordu."

Uyku gözünden akmak