Aile planlaması
Çocuklu ailenin artık çocuk istememesi ve çocuksuz ailenin çocuk edinmek istemesi durumunda uygulanacak yöntemleri düzenleme siyasası.
Küçücük çocuk.
Çocuklu ailenin artık çocuk istememesi ve çocuksuz ailenin çocuk edinmek istemesi durumunda uygulanacak yöntemleri düzenleme siyasası.
Dengeli, yaramazlık etmeyen, ölçüsüz ve taşkın davranışlarda bulunmayan.
"Senin çocuk pek akıllı uslu görünüyor."
Sapıtmak, delirmek.
Yalnızca ilgilendiği, üzerine düştüğü şeyle uğraşıp durmak, başka hiçbir mesele düşünmemek.
"Bizim çocuk sinema ile aklını bozdu."
Tertemiz.
Saçı sakalı ağarmış.
Alımlı ve beyaz tenli.
"Ne kadar da ak pak bir çocuk."
Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.
"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."
Bana öyle geliyor ki.
"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."
Pek küçük kucak çocuğu.
Sıkıntıya, güç işlere alışkın olmayan, nazlı çocuk veya genç.
"Şu torbayı kaldırışına bak hele, tam bir ana kuzusu."
Bir işini yapmasına, bulunduğu yerden ayrılmasına engel olmak.
"Bu çocuk ayağıma bağ oldu, onu bırakıp da bir yere gidemiyorum."
Yürümeye başlayıp eline geçirdiği her şeye zarar veren çocuk.
Dilediğini izin almaksızın yapan, istediği gibi davranan.
"Sizin çocuk da amma başına buyruk bir çocuk olmuş."
Genç, tecrübesiz, çocuk denecek kişilerin yönetimi altında yaşar durumda olmak.
"Ülke çoluk çocuk elinde mi kalacak? Allah korusun!"
Küçük, küçücük.
"El kadar çocuk işime karışamaz benim."
Küçücük, bir yumruk büyüklüğünde ancak (nesne).
Küçük çocuk.
"Yumruk kadar çocuktan dayak yediğin doğru mu?"