Adam kıtlığında
Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
Az zamanda çok ilerledi, büyük ün ya da para kazandı.
Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Az zamanda çok para kazanan ve işinde çok çabuk ilerleyenler için söylenir.
"Cenab-ı Hak bir kimseyi zengin etmek isterse ona, `yürü ya kulum` demesi yeter."
Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.
"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...
Başkasına bir şeyler vermesi gereken kişi, az az verip sayıyı çoğaltarak çok şey veriyormuş gibi görünmek istiyor. Ama alan da bunlardan birkaçını birleştirip...
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...
Bir şey, çok az bir parçaya ya da bedavaya sağlanmak.
Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.
Çok fazla para koyarak kumar oynamak.
"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."
Çok para kazanmak.
Devletin çok para basması.
"Bizim büfe âdeta para kesiyor."
Zamanın çok hızlı geçip gitmesi.
Bol bol gelmek ya da gitmek (para, yiyecek vs.).
"Para su gibi akıyor, o harcamayacak da ben mi harcayacağım?"
Az bir farkla, az fazla ya da az eksik olmak üzere, yaklaşık olarak.
"Üç aşağı beş yukarı anlaşırız, merak etme."