Deyimler
İletişim

"Yüreği çarpmak" deyiminin anlamı nedir?

Korku ve kaygı duyup merak etmek, bu sebeple tedirgin olmak.

Yüreği hızlı vurmak.

Yüreği çarpmak deyimine benzer deyimler

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Arkasını sıvamak

İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.

"Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."

Arkasını sıvamak

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Çiğ süt emmiş olmak

Soysuz ve namussuz olmak.

"Bu yürek yakıcı işi yapmak için çiğ süt emmiş olmak gerek."

Çiğ süt emmiş olmak

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Düşüp kalkmak

Yakın arkadaşlık etmek.

Yasa ve gelenek dışı kadın ve erkekle birlikte yaşamak veya sık sık bir araya gelmek.

"Seni bu hâle getirenler düşüp kalktığın...

Düşüp kalkmak

İdare etmek

Yönetmek, çekip çevirmek.

Tutumlu olmak, kullanmak.

Elvermek, yetmek, yetişmek, korumak, kurtarmak.

Hoş görmek, göz yummak.

Örtbas etmek.

"Bu ayakkabıyı bu...

İdare etmek

Moda olmak

Yaygın duruma gelmek, gözde olmak, beğenilir ve arzu edilir olduğu için yapılır olmak.

"Saçları kısa kestirmek bu yıl moda oldu."

Moda olmak

Şafak atmak

Aniden önemli bir durumla karşı karşıya kaldığını anlamak, bu sebeple tedirgin olmak.

"Onu yanımdan kovunca bende şafak attı."

Şafak atmak