Deyimler
İletişim

"Şafak atmak" deyiminin anlamı nedir?

Aniden önemli bir durumla karşı karşıya kaldığını anlamak, bu sebeple tedirgin olmak.

"Onu yanımdan kovunca bende şafak attı."

Şafak atmak deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Altından Çapanoğlu çıkmak

Girişilen bir işte başa dert olacak bir durumla, umulmayan bir tehlike ile karşılaşmak.

"Bana öyle geliyor ki bu işin altından Çapanoğlu çıkacak."

Altından Çapanoğlu çıkmak

Ayağına bağ olmak

Bir işini yapmasına, bulunduğu yerden ayrılmasına engel olmak.

"Bu çocuk ayağıma bağ oldu, onu bırakıp da bir yere gidemiyorum."

Ayağına bağ olmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Beyni bulanmak

Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.

Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.

Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.

Kötü...

Beyni bulanmak

Bir yaşına daha girmek

Şaşılacak bir durumla, yeni bir şeyle karşılaşmak.

"Aman yarabbi, onu o kılıkta görünce bir yaşıma daha girdim."

Bir yaşına daha girmek

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Hazır bulunmak

Bir yerde kendisi bulunmak, var olmak.

Bir yere hemen gidecek, bir şeyi anında yapacak durumda olmak.

"Yarınki toplantıda sen de hazır bulunmalısın."

Hazır bulunmak

Rol oynamak

Bir oyunda rol almak.

Bir işte önemli katkısı olmak, etkisi bulunmak.

"Bu işin gerçekleşmesinde onun da önemli rolü oldu."

Rol oynamak