Deyimler
İletişim

"Yükünü tutmak" deyiminin anlamı nedir?

Çok zenginleşmek, para ve mal kazanmış olmak.

"Kısa zamanda yükünü tuttu bizim komşu."

Yükünü tutmak deyimine benzer deyimler

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Allah "yürü ya kulum" demiş

Az zamanda çok para kazanan ve işinde çok çabuk ilerleyenler için söylenir.

"Cenab-ı Hak bir kimseyi zengin etmek isterse ona, `yürü ya kulum` demesi yeter."

Allah "yürü ya kulum" demiş

Anasının nikâhını istemek

Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.

"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...

Anasının nikâhını istemek

Ateş kesilmek

Çok kızgın, öfkeli davranışlar göstermek.

Çok çalışkan, hareketli ve becerikli olmak.

Ateşli silâhlarla yapılan atışa son vermek.

"Taraflar ateş kesilmesine...

Ateş kesilmek

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Bir ayağı çukurda olmak

Çok yaşlanmış olmak, yaşayacak çok az zamanı kalmış olmak.

"Dedemin bir ayağı çukurda, onu üzmeyin artık."

Bir ayağı çukurda olmak

Boğazı kurumak

Çok susamak, çok konuşmaktan ve bağırmaktan ötürü sesi çıkmaz olmak.

"Boğazım kurudu, bir şeyler içelim de öyle gidelim."

Boğazı kurumak

Burnundan solumak

İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.

"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...

Burnundan solumak

Burnunun ucunu görmemek

İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.

Çok sarhoş olmak.

Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.

"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...

Burnunun ucunu görmemek

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Para kesmek

Çok para kazanmak.

Devletin çok para basması.

"Bizim büfe âdeta para kesiyor."

Para kesmek