Deyimler
İletişim

"Yer almak" deyiminin anlamı nedir?

Bir şey yapanların arasında bulunmak.

Adına ayrılan yerde bulunmak"Şiir komisyonunda sen de yer aldın mı?"

Yer almak deyimine benzer deyimler

Arka kapıdan çıkmak

Özellikle bir eğitim kurumundan, bir iş yerinden hiçbir varlık gösteremeden, bir şey öğrenemeden ayrılmak.

"Övünüp durma, bilgine bakılırsa sen o okulun arka...

Arka kapıdan çıkmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Belini kırmak

Birini bir şey yapamaz duruma getirmek.

Bir işin en güç tarafını yapmak.

"Tarlanın ortasından şu tümseği de kaldırdık mı işin belini kırmış sayılırız, artık...

Belini kırmak

Beyni bulanmak

Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.

Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.

Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.

Kötü...

Beyni bulanmak

Beynine (kafasına) girmek

Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.

Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.

Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.

Beynine (kafasına) girmek

Çiğlik etmek

İnsana yakışmayan; olgunluğa, yaşa uygun düşmeyen yersiz ve kaba davranışlarda bulunmak.

"Bir çiğlik edip de toplantıyı berbat edecek diye ödüm...

Çiğlik etmek

Dikiş tutturamamak

Bir yerde, bir işte bir sebepten ötürü başarı sağlayamayıp uzun süre kalmamak.

"Bir şeyde dikiş tutturamadı, şimdi boşta gezip duruyor."

Dikiş tutturamamak

Dilinin altında bir şey olmak

Bir kimsenin sözlerinden açıkça söylemediği bir şeyler olduğu anlaşılmak.

"Dilinin altında bir şey olduğunu biliyorum ama bir türlü söyletemiyorum."

Dilinin altında bir şey olmak

Halt etmek

Yakışıksız davranmak, uygunsuz bir söz söylemek veya kötü bir şey yapmak.

"Halt etmişsin, bir de utanmadan anlatıyorsun."

Halt etmek

Hazır bulunmak

Bir yerde kendisi bulunmak, var olmak.

Bir yere hemen gidecek, bir şeyi anında yapacak durumda olmak.

"Yarınki toplantıda sen de hazır bulunmalısın."

Hazır bulunmak

Ucunda bir şey olmak

Bir şeyde gizli bir amaç bulunmak.

"Bu davranışının ucunda bir şey var ama anlayamadım."

Ucunda bir şey olmak