Deyimler
İletişim

"Yele vermek" deyiminin anlamı nedir?

Boşuna harcamak.

Savurmak.

"Bütün parayı yele vermek zorunda mıydın?"

Yele vermek deyimine benzer deyimler

Akıntıya kürek çekmek

Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir iş uğrunda boşuna çaba sarf etmek.

"Desene boşuna kürek çekmişiz, olmayacak bu iş."

Akıntıya kürek çekmek

Alayı karayı yığmak

Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.

Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.

Alayı karayı yığmak

Astığı astık, kestiği kestik

Yaptığı işlerden dolayı kimseye hesap vermek zorunda değil; yaptıklarına hiç kimse itiraz edemez.

Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği...

Astığı astık, kestiği kestik

Bir pula satmak

Bir kimseyi bir çıkar uğruna harcamak.

"Parayı görünce adam bizi bir pula satıverdi."

Bir pula satmak

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Gâvur etmek

Boşuna harcamak, işe yaramaz duruma getirmek, yerinde harcamamak.

"Onca parayı bu eve verip gâvur etti."

Gâvur etmek

Hakkını vermek

Bir şeyin lâyıkıyla yapılması için ne gerekiyorsa ondan kaçınmamak.

Birinin çalışmasını gereğince değerlendirmek, hakkı olan şeyi vermek.

"Çalıştırdığın...

Hakkını vermek

Masrafı çekmek

Bir iş için gereken parayı ödemek, gideri karşılamak.

"Yarınki gezide bütün masrafları Ahmet çekecekmiş."

Masrafı çekmek

Paraya para dememek

Çok para kazanmak.

Bol para harcamak.

Elde olan parayı az bulmak.

Paraya para dememek

Para yedirmek

İşini yaptırmak için birilerine kanunsuz, hak etmedikleri parayı vermek; rüşvet vermek.

"O binayı yaptırmak için belediyeye az para yedirmediler."

Para yedirmek

Yedi düvel

Bütün devletler, herkes, bütün dünya.

"İstiklâl Savaşı`nı yedi düvele karşı verdik biz."

Yedi düvel

Yiyip bitirmek

Parayı tüketinceye dek harcamak.

Yemeği sonu gelinceye kadar yemek.

Birini üzmek, tedirgin etmek, devamlı hırpalamak.

"Senin bu hareketlerin beni yiyip...

Yiyip bitirmek