Açmaz vermek
Karşısındaki oyuncunun nükteli söz söylemesine olanak veren bir söz söylemek.
Hiç önemsememek, aldırış etmemek.
"Onun sözleri vız gelir bana, önce kendine söz geçirsin."
Karşısındaki oyuncunun nükteli söz söylemesine olanak veren bir söz söylemek.
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Bir şeyi karşılıksız bırakmamak.
"Onun bana yaptığı iyiliğin altında kalır mıyım?"
Bir şeyin üstesinden gelmek.
"Bana verdiği işin altında kalmayacağım."
Aldırış etmemek, ona hiçbir şey etkili olmamak.
"Sırtına o kadar yük vurdular, adam yine de bana mısın demedi."
Herkesin söylediği, etkisi kalmamış söz.
Etkisi kalmamış, herkesin kullana geldiği söz.
"Bırak artık şu beylik sözleri, kimseyi etkileyemiyorsun."
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Daha önce birlikte iş yaptığı, anlaştığı kimseden, artık ihtiyaç duymadığı için yüz çevirmek; bir kimseyi kendinden uzaklaştıracak davranışlarda...
Bir söz, bir davranış bir kimsenin onuruna dokunmak, o kimseye ağır gelmek.
"Doğrusu onun bu sözleri gücüme gitti, çünkü hak etmedim o sözleri."
Bir olay karşısında aldırış etmemek, durum ve davranışını hiç değiştirmemek.
"Karşıma geçmiş avazı çıktığı kadar bağırıyordu, bense istifimi bozmadan bekledim."
"Bana gelince, bana kalırsa, fikrime göre, bana sorarsanız" anlamlarında kullanılır.
Değer vermemek, umursamamak, aldırış etmemek.
"Onun gibilere metelik vermem mi diyorsun?"
Birinin hoşuna gidecek davranış ortaya koymak, söz söylemek, onun tarafını tutmak.
"Ömrümce onun bunun türküsünü çağırıp durdum, yeter artık!"