Deyimler
İletişim

"Uçsuz bucaksız" deyiminin anlamı nedir?

Çok geniş.

"Uçsuz bucaksız kırlarda dolaşmak istiyordum."

Uçsuz bucaksız deyimine benzer deyimler

Abanoz gibi

Çok kara, kapkara. Çok sert.

Abanoz gibi

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Adam azmanı

Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.

Adam azmanı

Ağzının suyu akmak

Çok beğenip imrenmek.

Çok beğenip isteyecek duruma gelmek, imrenmek.

"Vitrindeki kızarmış tavuğu görünce ağzımın suyu aktı."

Ağzının suyu akmak

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Akla karayı seçmek

Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.

"Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim."

Akla karayı seçmek

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Aklı çıkmak

Titizlikle üzerinde durmak, çok korku geçirmek, çok korkmak.

"Elbisem yırtılacak diye aklı çıkıyor."

Aklı çıkmak

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Yağ tulumu

Çok şişman, çok yağlı.

"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."

Yağ tulumu