Adam evladı
İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.
(Saç, sakal) benzeri tıraş işini yapmak.
Bıkkınlık verecek kadar uzun ve gereksiz konuşmak.
"Yeni berber iyi tıraş yapamıyor."
İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.
İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.
Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Kimsenin yardımı olmayacağı anlaşıldığından içinde bulunduğu güç durumdan kurtulma yolunu kendisi aramak.
Kimsenin yardımı olmadan kendi işini kendi yapmak,...
Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...
O kadar kolay ve çabuk yapılacak bir iş değil. Emek ve zaman ister.
Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.
"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...
Yeni bilgilerini, eski bilgilerine katmak; yeni bilgileri zihnine yerleştirmek.
"Öğrendiği her yeni bilgiyi dağarcığına atmayı ihmal etmedi."
Bir arada yaşayan, çalışan kimseler arasında iyi geçim, güven, sevgi ve anlaşma hâli.
"Bir aileye önce dirlik ve düzenlik gereklidir."
Nisbet yapmak, iyi durum ve başarılarıyla düşmanı kızdırmak ve kıskandırmak.
"Düşman çatlatmakta da üstüne yok senin!"
Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...
Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.
"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."