Deyimler
İletişim

"Resmiyete dökmek" deyiminin anlamı nedir?

Bir iş veya duruma resmiyet kazandırmak, onu resmî kanallardan halletme yolunu seçmek.

Resmiyete dökmek deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adam olmak

Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Adam olmak

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Baş vurmak

Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek.

Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.

"Vakit geçirmeden...

Baş vurmak

Beli bükülmek

Yaşlılık yüzünden güçsüz kalmak, bir iş yapamaz duruma gelmek.

Üzüntü ve kederden ruhsal bir çöküntüye düşmek.

"İflas eden şu genç adamın bir yılda beli...

Beli bükülmek

Bir taşla iki kuş vurmak

Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.

"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."

Bir taşla iki kuş vurmak

Bunda bir iş var

"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.

"Polis, bunda bir iş var diyerek...

Bunda bir iş var

Kedi olalı bir fare tuttu

İlk defa, neden sonra kendisinden beklenen bir iş yapabildi.

"Temsilcimiz, nihayet kedi olalı bir fare tuttu, yüklü bir iş yakaladı."

Kedi olalı bir fare tuttu

Sineye çekmek

Bir zarara, hoş olmayan bir duruma, bir kötü söz veya davranışa ister istemez katlanmak.

"Uzun yıllar kocasının geçimsizliğini, kabalığını sineye çekti; durdu."

Sineye çekmek

Yüzünü ağartmak

Yakınlarının övünç duymasına neden olacak beğenilir bir iş yapmak.

Yakın çevresinin övünç duymasına neden olacak bir iş yapmak veya başarı...

Yüzünü ağartmak