Abanoz gibi
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Çok dövmek.
Çok çalıştırıp adamakıllı yormak.
İyice ezmek.
"Kazma sallamaktan pestilimiz çıktı."
Çok kara, kapkara. Çok sert.
Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
Çok güzel, çok lezzetli (bir yemek).
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Çok tatlı.
Çok iyi, adamakıllı, pekâlâ.
"Bal gibi iş, daha ne duruyorsun?"
Çok gürültü yaparak, çok söyleyerek bir kimsenin başını döndürmek, bir kimseyi rahatsız etmek.
"Tepesinde havan dövmek."
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Ölmek.
Çok yorulmak.
Çok yıpranmak.
"Onu razı edinceye kadar canım çıktı."
Çok üşümek.
Çok istek duymak.
Bir zarar gelecek korkusu içinde bulunmak.
"Hava iyice soğudu, içim titremeye başladı, haydi içeri girelim."
Çok şişman, çok yağlı.
"Birkaç ay sonra yağ tulumu olacak, şuna birisi söylese de çok yemese."