Aklı başından gitmek
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Çok zengin, parası bol olan.
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Az zamanda çok para kazanan ve işinde çok çabuk ilerleyenler için söylenir.
"Cenab-ı Hak bir kimseyi zengin etmek isterse ona, `yürü ya kulum` demesi yeter."
Çok zengin, parası çok olan kimse.
"Adam altın babası, her istediğini kolayca yaptırıyor."
Ölçüsüz, çok fazla, bol bol.
"Bol keseden atıp tutmaya bayılır bizim çocuk."
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
İçindeki bademi kavrulmuş olan badem şekeri.
Ufak kesilmiş, sert bir çeşit lokum.
Çok pişkin.
Çok çile çekmiş.
Cömert, esirgemeyen, çok para ve eşyası olan.
"Duyduğumuza göre Hasan Çavuş eli bol bir insanmış."
Söyleyecek sözü bol olan, her söze karışan, herkese söz yetiştiren, çok konuşan.
"Laf ebeliğini bırak da ne söyleyeceksen söyle!"
Düşünceleri, söyledikleri ve yaptıkları bir olan, ne düşünüyorsa onu söyleyen, içi dışı bir olan kimse.
"Özü sözü bir olan insanlara rastlamak gittikçe...
Çok para kazanmak.
Bol para harcamak.
Elde olan parayı az bulmak.
Zamanın çok hızlı geçip gitmesi.
Bol bol gelmek ya da gitmek (para, yiyecek vs.).
"Para su gibi akıyor, o harcamayacak da ben mi harcayacağım?"