Adet yerini bulsun diye
Gerekli olduğuna inanıldığı için değil, herkes öyle yaptığı için, ya da yapıldı densin diye.
Evlât, evlâdın ana babaya yansıyan geliri.
Oğul arılarının yaptığı bal.
Gerekli olduğuna inanıldığı için değil, herkes öyle yaptığı için, ya da yapıldı densin diye.
Birine yaptığı küçük bir iyilik karşılığı olarak ondan büyük çıkar sağlamayı düşünmek.
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.
Çok tatlı, hoşa gider biçimde konuşmak.
"Konuş, konuş hele; ağzından bal akıyor."
Ahı yerde kalmamak.
Eziyete uğrayan bir kimsenin yaptığı bedduanın etkisini göstermesi.
Yaptığı ilenme (beddua) er geç etkisini göstermek.
"Şunu iyi bil ki ey zalim, ahım yerde kalmayacak; yüz üstü sürüneceksin."
Bir şeyi karşılıksız bırakmamak.
"Onun bana yaptığı iyiliğin altında kalır mıyım?"
Bir şeyin üstesinden gelmek.
"Bana verdiği işin altında kalmayacağım."
Mahşer günü.
Sıkıntılı kalabalık; telâşlı, tehlikeli, kimsenin kimseyi tanımadığı kalabalık.
"Yangın yeri ana baba gününe dönmüştü."
Ana kuzusu.
Pek küçük kucak çocuğu.
Sıkıntıya, güç işlere alışkın olmayan, nazlı çocuk veya genç.
"Şu torbayı kaldırışına bak hele, tam bir ana kuzusu."
Oğul arılarının bir bölüğü kovandan ayrılıp başka bir kovana gitmek, yeni bir oğul arısı topluluğu meydana getirmek.