Alacağına şahin, vereceğine karga
Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...
İstediği şey fedakârlığı gerektirdiği hâlde, fedakârlığa yanaşmayan ama istediğinden de vazgeçmeyen kimseler için kullanılır.
Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Yaptığı işlerden dolayı kimseye hesap vermek zorunda değil; yaptıklarına hiç kimse itiraz edemez.
Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği...
İşe yaramadığı, sıkıntı verdiği hâlde vazgeçilemeyen şeyler ve kimseler için kullanılır.
"Ne yapayım, kardeş işte! Atsan atılmaz, satsan satılmaz!"
Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde. Ben de öyle düşünüyordum.
"Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun" anlamında hoşnutluk,...
Bir yerin çok temiz, pırıl pırıl olduğunu anlatmak için kullanılır.
"Odayı öyle elden geçirmiş ki bal dök de yala!"
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
İçi rahat etmemek, yaptığı şeyden memnun olmamak.
İstediği gibi olmadığı için rahatlık, mutluluk duymamak; tadına varamamak.
"İşi bitirdim ama hiç de içime...
Kimseye ne faydası ne de zararı dokunan pısırık, çekingen kimseler için kullanılır.
Hesap sormak ya da bir şey istemek için tutup bırakmamak.
"Beni de götüreceksin diye yakama yapıştı, ben de getirmek zorunda kaldım."