Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Parasız pulsuz kalmak, hiç parası olmamak.
"Dün meteliğe kurşun atıyordu, ya bugün…"
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
"Boşuna uğraşma, evin...
İyi düşünebilir durumda olmamak.
Bayılmak, kendisinden geçmek.
"Artık aklı başında olmamak onun işine geliyor sanki, böylece sorumluluktan kurtulacak, rahat...
Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
Allaha vereceği candan başka hiç kimseye borcu olmamak.
Beğenilecek bir şey olmamak, öyle pek güzel olmamak.
Kullanabileceğimiz kişi, ya da şey, yalnız o değil ya!
Her şeyini kaybedip çırılçıplak ya da çaresiz kalmak.
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Bir iş ya da çevrede yabancı olmaktan dolayı ortaya çıkan zorlukların etkisinde kalmak.
"Ona hiç yabancılık çektirmedi."