Aklını almak
Çekiciliği, güzelliği ile büyülemek, etkisi altına almak.
"Kızın bir bakışı, aklını başından almaya yetti."
Güzelliği geçmiş, çirkinliği başlamış.
Çekiciliği, güzelliği ile büyülemek, etkisi altına almak.
"Kızın bir bakışı, aklını başından almaya yetti."
Kafası dinlenmiş, zihin yorgunluğu geçmiş olmak.
Eskiden, geçmiş zamanda.
Eskimek, gözden düşmek, yada elverişli zamanı geçmiş olmak.
Herhangi bir sebepten dolayı konuşamayan kimse, birden konuşmaya başlamış olmak.
"Dili açıldı çok şükür!"
Bir şey üzerinde çalışmaya başlamış olmak.
İncelemek, araştırmak veya tenkit etmek.
"Konuyu yeni baştan bir daha ele alalım."
Hayatta çok günler görmüş, acı tatlı olaylar yaşayıp tecrübe kazanmış, olgunlaşmış.
"O ihtiyar mı? Feleğin çemberinden geçmiş biridir o."
Alımlı; şekli, rengi ve güzelliği ile dikkat çekici.
"Oldukça göz alıcı bir elbise."
Başından nice işler geçmiş, tecrübeli, görüp geçirmiş, çok yaşamış.
"Gün görmüş insanlarla konuşmaktan zevk alırım."
İstemediği hâlde uyuya kalmak.
İşe yaramaz duruma gelmek.
Yaşlılıktan, zayıflıktan gücü azalmış olmak; hiçbir şeye ilgi duymamak.
"O artık içi geçmiş bir...
Bir olay karşısında aldırış etmemek, durum ve davranışını hiç değiştirmemek.
"Karşıma geçmiş avazı çıktığı kadar bağırıyordu, bense istifimi bozmadan bekledim."
Çok acıkmak, çok zayıflamış olmak.
"Günlerdir ağzına bir lokma koymamıştı, karnı karnına geçmiş ve bitap düşmüştü."