Deyimler
İletişim

"Lafa boğmak" deyiminin anlamı nedir?

Birinin söz söylemesine fırsat vermeyip meseleyi gereksiz ve boş sözlerle anlaşılmaz kılmak, gürültüye getirip uzatmak.

Lafa boğmak deyimine benzer deyimler

Açmaz vermek

Karşısındaki oyuncunun nükteli söz söylemesine olanak veren bir söz söylemek.

Açmaz vermek

Ağzının içine bakmak

Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.

Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.

"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...

Ağzının içine bakmak

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Boş bulunmak

Dalgın ve dikkatsiz bulunmak.

Söylenmemesi gereken, sakıncalı bir sözü, işin sonunu düşünmeden söyleyivermek.

"Boş bulunup da sakın söz verme, biliyorsun...

Boş bulunmak

Boş gezenin boş kalfası

İşsiz güçsüz, aylak, boş gezip dolaşan kimse.

"Adam boş gezenin boş kalfası, bir de işsizlikten yakınıyor."

Boş gezenin boş kalfası

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Çanak tutmak (açmak)

Söz ve davranışlarıyla kavgaya, kargaşaya yol açmak.

Dilenmek.

"Onun bu işe çanak tutmasına fırsat vermeyeceğim."

Çanak tutmak (açmak)

Eyüp sabrı

Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...

Eyüp sabrı

İleri gitmek

Söz ve davranışta ölçü dışına çıkmak; gereksiz, aşırı davranışta bulunmak ve haddi aşmak.

"O saygısız adamın daha fazla ileri gitmesine fırsat verilmemelidir."

İleri gitmek