Deyimler
İletişim

"Çanak tutmak (açmak)" deyiminin anlamı nedir?

Söz ve davranışlarıyla kavgaya, kargaşaya yol açmak.

Dilenmek.

"Onun bu işe çanak tutmasına fırsat vermeyeceğim."

Çanak tutmak (açmak) deyimine benzer deyimler

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Göze batmak

Başkalarını aşırı söz ve davranışlarıyla tedirgin etmek.

Kıskançlığa, çekememezliğe yol açmak.

"Her davranışınla gözüme batıyorsun. Kendine bir çeki düzen ver."

Göze batmak

Haddine mi düşmüş!

"Onun bunu yapmaya yetkisi yoktur; böyle bir işe nasıl, hangi yetenekle girişir? Bu işi yapması imkânsızdır" anlamında kullanılır.

"Haddine mi düşmüş ki ona...

Haddine mi düşmüş!

Hak yolu

Cenab-ı Allah`ın insanlara kitapları ve peygamberleri ile bildirdiği, dünya hayatında tutmaları gereken yol, yaşama düzeni, doğru ve haklı yol.

Hak yolu

İleri gitmek

Söz ve davranışta ölçü dışına çıkmak; gereksiz, aşırı davranışta bulunmak ve haddi aşmak.

"O saygısız adamın daha fazla ileri gitmesine fırsat verilmemelidir."

İleri gitmek

Maraza çıkarmak

Anlaşmazlığa yol açacak işler yapmak, kavgaya yol açmak.

Maraza çıkarmak

Pahalıya mal olmak

Kolay elde edilememek; para, özveri ve emek gerektirmek; zarara ve sıkıntıya yol açmak.

"Bu ev size pahalıya mal olsa gerek."

Pahalıya mal olmak

Şimşekleri üzerine çekmek

Söz ve davranışlarıyla çevresindekileri kızdırmak; rahatsız etmek; sert eleştirilerine, saldırılarına hedef ve neden olmak.

"Boşu boşuna şimşekleri üzerine...

Şimşekleri üzerine çekmek

Yol açmak

Yeni bir yol yapmak.

Herhangi bir sebepten ötürü kapanmış yolu açmak, geçilir duruma getirmek.

Birinin geçmesi için kenara çekilip geçme önceliği tanımak.

Bir...

Yol açmak

Zülfüyâra dokunmak

İşle ilgili olanı, hatırlı ve güçlü kimseyi veya yüksek bir makamı kimi söz ve davranışlarla gücendirmek, darılmasına yol açmak.

"Hayır geri duramam, zülfüyâra...

Zülfüyâra dokunmak