Deyimler
İletişim

"İş sarpa sarmak" deyiminin anlamı nedir?

İş, içinden çıkılması zor bir durum almak; engellerle karşılaşmak.

"İşler sarpa sarmadan çekip gidelim buradan."

İş sarpa sarmak deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Açmaza düşmek

İçinden çıkılması zor bir durumla karşılaşmak.

Açmaza düşmek

Ateş bacayı sarmak

Bir iş ya da olay önüne geçilemez, tehlikeli bir durum almak.

"Ateş bacayı sarmadan çabuk gidelim buradan!"

Ateş bacayı sarmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Beyni bulanmak

Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.

Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.

Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.

Kötü...

Beyni bulanmak

Bir bardak suda fırtına koparmak (yaratmak)

Çok basit, küçük, önemsiz bir şeyi büyütüp içinden zor çıkılır bir olay hâline getirmek.

"Bir bardak suda fırtına koparmayı bırak artık, mendilini yaktıysa evi...

Bir bardak suda fırtına koparmak (yaratmak)

Bunda bir iş var

"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.

"Polis, bunda bir iş var diyerek...

Bunda bir iş var

İş çığırından çıkmak

Bir iş asıl amaçtan çıkarak düzelmesi güç bir durum almak, bir bozukluk ve kargaşalık baş göstermek.

İş çığırından çıkmak

Kedi olalı bir fare tuttu

İlk defa, neden sonra kendisinden beklenen bir iş yapabildi.

"Temsilcimiz, nihayet kedi olalı bir fare tuttu, yüklü bir iş yakaladı."

Kedi olalı bir fare tuttu

Mesele çıkarmak

Üzüntü verecek, içinden zor çıkılacak, bir anlaşmazlığa sebep olacak bir durum oluşturmak.

"Haydi, bir mesele çıkarmadan çekip gidin buradan."

Mesele çıkarmak

Sarpa sarmak

Bir iş, çözülmesi çok güç bir durum almak; zorluklar belirmek.

"İşler iyice sarpa sardı, nasıl kurtulacağız bundan."

Sarpa sarmak