Abacı, kebeci; (ya) sen neci?
İlgililerin bu iş üzerinden konuşmaları, uğraşmaları doğaldır. Sen neci oluyorsun?
Olabilir, doğaldır, hoş karşılamak gerekir.
İlgililerin bu iş üzerinden konuşmaları, uğraşmaları doğaldır. Sen neci oluyorsun?
Sevindirici bir söz söyleyene
"ne güzel, hoş söyledin" anlamında kullanılır.
Biri istiyor; öteki
""olur" diyor; uyuşmuşlar. Artık bu işe başkalarının karışmaması gerekir.
Düşündüğüm emeksiz kazanç iyi, hoş. Ama bunu gerçekleştirecek güç nerede?
Soğuktan muhafaza edecek biçimde giyinmiş, iyi giyinmiş olan.
Güçlü bir kimseye ya da yere güvenen.
"Ona göre hava hoş, çünkü karnı tok, sırtı pek nasıl olsa!"
Bir şeyin miktarı üzerinde durmamak, ele geçen kadarını hoş görmek.
Azdan bir parça çok, biraz.
Kötü karşılamak, utanç verici bulmak, ayıp saymak.
Ayıp saymak, kötü karşılamak, kendisine yedirememek.
"Senin yaptığın iş adamın çok betine gitti."
Rahatsız, neşesiz olmak.
"O şiddetli kazayı görünce bir hoş oldum."
Hataya düştüğünü anladığında veya hoşlanmadığı bir durumla karşılaştığında farketmemiş gibi davranmak, oralı olmamak.
"Hiç bozuntuya vermeden misafirlere hoş...
Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...
Kulağa hoş gelmeyen sesler çıkaran, çıkararak.
Kabahatlerini, kusurlarını hoş karşılamak, görmezlikten gelmek, bağışlamak.
"Sana bu yaşa gelinceye kadar göz yumdum, ama artık yeter."