Deyimler
İletişim

"İğneli söz" deyiminin anlamı nedir?

Dokunaklı, kırıcı, üzücü söz.

"O iğneli sözlere ben bile dayanamazdım doğrusu."

İğneli söz deyimine benzer deyimler

Açmaz vermek

Karşısındaki oyuncunun nükteli söz söylemesine olanak veren bir söz söylemek.

Açmaz vermek

Ateşe atmak (Birinin)

Birini çok tehlikeli bir işe bile bile sokmak.

"Hiç aldırmadan, biricik kızını o adamla evlendirip ateşe atamazsın değil mi?"

Ateşe atmak (Birinin)

Babana rahmet

Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde. Ben de öyle düşünüyordum.

"Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun" anlamında hoşnutluk,...

Babana rahmet

Bile bile lâdes

Bile bile aldınmış görünme, öyle gerektiği için kötü bir durumu kabullenme.

"Ağaçları kesmesine bile bile lâdes dedim."

Bile bile lâdes

Dünya bir araya gelse

"Bütün insanlar engel olmaya kalksa bile, asla, hiçbir zaman, kim ne derse desin" anlamında, yine bildiğini yapma durumu için kullanılır.

"Dünya bir araya...

Dünya bir araya gelse

Gönülden geçirmek

Bir şeyi yapmayı düşünmek, olmasını istemek, o şeyi düşünür olmak.

"Ben de o işi yapmayı gönlümden geçirmiştim."

Gönülden geçirmek

Gücüne gitmek

Bir söz, bir davranış bir kimsenin onuruna dokunmak, o kimseye ağır gelmek.

"Doğrusu onun bu sözleri gücüme gitti, çünkü hak etmedim o sözleri."

Gücüne gitmek

Karnım tok

"O sözlerine kanmıyorum, önem vermiyorum" anlamında kullanılır.

"Geç babam, geç bu sözleri, karnımız tok bu sözlere, paradan söz et sen, verecek misin,...

Karnım tok

Kılını bile kıpırdatmamak (veya oynatmamak)

Bir durum karşısında en küçük bir tepki bile göstermemek, ilgisiz kalmak, harekete geçmemek.

"Onca insan üstüme yürüdü ama o kılını bile kıpırdatmadı."

Kılını bile kıpırdatmamak (veya oynatmamak)

Laf (söz) taşımak

Aralarını açmak maksadıyla birinin bir kimse hakkında söylediği hoş olmayan sözlerini o kimseye ulaştırmak, söz getirip götürmek.

"O laf taşıyıcı adamdan uzak...

Laf (söz) taşımak

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.

"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek