Deyimler
İletişim

"Hür düşünüş" deyiminin anlamı nedir?

İstediğini, düşündüğünü baskı altında kalmadan söyleme.

Hür düşünüş deyimine benzer deyimler

Açık yürekli

Düşündüğünü hiçbir art niyet gütmeden, açıkça ve içtenlikle söyleyen, içi dışı bir, içten, içi temiz.

Açık yürekli

Ağır lokma

İçinde çıkılması ya da altında kalkılması, yapılması, başarılması güç iş, güç sorun.

Ağır lokma

Ağzına bir parmak bal çalmak

Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.

"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...

Ağzına bir parmak bal çalmak

Ağzından kaçırmak

Söylemek istemediği bir şeyi, boş bulunup söyleyivermek.

"Dikkatli ol, lafı ağzından kaçırıp da gideceğimiz yeri söyleme."

Söylemek istemediği şeyi farkında...

Ağzından kaçırmak

Ağzını aramak

Karşısındakini kurnazca konuşturarak ağzından söz almak, istediğini öğrenmek.

"Şunun ağzını ara da bahçeyi satıp satmayacağını öğren."

Ağzını aramak

Allem etmek, kallem etmek

İstediğini elde etmek için her türlü kurnazlığa başvurmak.

"Namussuzlar allem edip kallem edip yaşlı adamın evini elinden aldılar."

Allem etmek, kallem etmek

Altın babası

Çok zengin, parası çok olan kimse.

"Adam altın babası, her istediğini kolayca yaptırıyor."

Altın babası

Altında kalmamak

Bir şeyi karşılıksız bırakmamak.

"Onun bana yaptığı iyiliğin altında kalır mıyım?"

Bir şeyin üstesinden gelmek.

"Bana verdiği işin altında kalmayacağım."

Altında kalmamak

Anan yahşi, baban yahşi

Bir kimseyi işini yaptırabilmek için pohpohlamak, gereğinden fazla överek istediğini elde etmeye çalışmak.

Anan yahşi, baban yahşi

Boyunduruk altına girmek

Başkasının egemenliği altına girmek, tutsak olmak, emir ve baskı altında yaşamak.

"Türk milleti için boyunduruk altına girmek, ölüm demektir."

Boyunduruk altına girmek

Damokles'in kılıcı

Kişiyi korku ve baskı altında tutan büyük ceza tehdidi.

"Damokles`in kılıcı gibi başımda dikilip durma öyle!"

Damokles'in kılıcı

Göz açtırmamak

Baskı altında bulundurarak başka bir şeyle uğraşmasına fırsat vermemek.

"Çalışan işçilere hiç göz açtırmadı."

Göz açtırmamak