Ağıt yakmak
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Ya heyecanından ya da öfkesinden yerinde duramaz olmak.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Zengin, ama hasta, mutsuz ya da dertli olmak.
Kullanabileceğimiz kişi, ya da şey, yalnız o değil ya!
Heder olmak, işe yaramaz duruma gelmek.
Karışıklıkta elden çıkmak ya da telef olmak.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...
Evli ya da nişanlı olmak.
Serbest, özgür olmayan, bir yere bağımlı olan.
"Nihayet oğlanın da başını bağladık."
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.
Çok fazla para koyarak kumar oynamak.
"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."
Sabrı kalmamak, bir sıkıntıya dayanamaz duruma gelmek.
"Canıma tak dedi artık, ya yaptıklarına son verirsin ya da burayı terkedersin!"
Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak, ya da boşuna zaman harcamış olmak.
"Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."
"Giriştiğim iş beni ya büyük bir varlığa ve mevkiye ulaştıracak ya da mahvedecek, batıracak" anlamında söylenir.
"Tehlikeyi göze aldık, giriştiğimiz işte ya batar ya da çıkarız" anlamında kullanılır.