Aklı başından gitmek
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Özellikle büyük kentlerde gereksiz yere çok para harcayan, taşralı bilgisiz zengin.
"Ne bu israf! Hacı ağa mısın sen?"
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Az zamanda çok para kazanan ve işinde çok çabuk ilerleyenler için söylenir.
"Cenab-ı Hak bir kimseyi zengin etmek isterse ona, `yürü ya kulum` demesi yeter."
Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.
"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"
Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.
"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...
Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.
"Az buçuk."
Ne az ne çok, oldukça.
Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.
Çok fazla para koyarak kumar oynamak.
"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."
Cömert, çok para harcayan, sakınmadan para verebilen.
"Eli açık olan insanları severim."
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Her türlü sıkıntı ve tehlikeyi göze alarak, ne kadar büyük fedakârlık isterse istesin.
"Ne pahasına olursa olsun ben bu işi bitireceğim."
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Çok para kazanmak.
Devletin çok para basması.
"Bizim büfe âdeta para kesiyor."
Çok para harcamak.
Rüşvet yemek, görevini kötüye kullanıp bir iş yapmak için birinden para almak.
"İnsanlar artık açıktan para yiyorlar."