Deyimler
İletişim

"Geceyi gündüze katmak" deyiminin anlamı nedir?

Ara vermeden, devamlı çalışmak; büyük çaba göstermek.

"Geceyi gündüze katıp çalıştık ve bu evi yaptık."

Geceyi gündüze katmak deyimine benzer deyimler

Ağzının içine bakmak

Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.

Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.

"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...

Ağzının içine bakmak

Ahret kardeşi

İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.

Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...

Ahret kardeşi

Ayranım budur, yarısı sudur

Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.

Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.

Ayranım budur, yarısı sudur

Beyin yıkamak

Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.

Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...

Beyin yıkamak

Canına yandığım (yandığımın)

Kimi zaman sevgi ve hayranlık, kimi zaman da kızgınlık ve öfke gibi duyguları anlatmak için kullanılır.

"Canına yandığımın adamı, bizi saatlerce bekletti bu...

Canına yandığım (yandığımın)

Canlı yayın

Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.

"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...

Canlı yayın

Dişini tırnağına takmak

Çok büyük zorluklara, sıkıntılara, darlıklara katlanarak bütün gücünü kullanıp çalışmak.

"Biz bu evi dişimizi tırnağımıza takarak yaptık, yıkmalarına izin...

Dişini tırnağına takmak

Durduğu yerde

Hiç gereği yokken.

Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.

"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"

Durduğu yerde

Düşüp kalkmak

Yakın arkadaşlık etmek.

Yasa ve gelenek dışı kadın ve erkekle birlikte yaşamak veya sık sık bir araya gelmek.

"Seni bu hâle getirenler düşüp kalktığın...

Düşüp kalkmak

Eyüp sabrı

Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...

Eyüp sabrı

Gel zaman git zaman

Aradan epeyce bir zaman geçtikten sonra.

"Gel zaman git zaman bu ikisi beraberce yaptılar bu evi."

Gel zaman git zaman

Lafını (sözünü) bilmek

Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.

"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."

Lafını (sözünü) bilmek