Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Ağır, hoşa gitmeyen, incitici, kaba şaka.
"Ben eşek şakasından hiç hoşlanmam."
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Şaka olarak aldatmak.
Şaka olarak aldatmak, muziplik etmek.
Birini ağır, dayanılmaz bir zarara uğratmak.
Kendi kendini ağır, dayanılmaz bir zarara sokmak.
"Ateşine yanmak."
Anlasa da anlamasa da karşısındakinin her sözünü uygun bulur görünmek.
"Her şeye baş sallayan insanlardan hiç hoşlanmam."
Ben üzerime borç saydığım şeyi söyledim. Sözlerimi dinlemez, bildiğini yaparsa ortaya çıkacak kötü sonuçtan dolayı ben kendimi suçlu saymam.
Kendini çok beğenmiş, kibirli (olmak).
"Burnu havada gezenlerden hiç hoşlanmam."
Herkese yukarıdan bakar, kibirli (olmak).
"Burnu büyümek.
",
"Burnu havada."
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Hiç beklemedik kötü bir durum karşısında şaka yollu üzüntü belirtmek için
"ne yazık ki" anlamında kullanılır.
"Şunun yaptığına bakın, buyurun cenaze namazına!"
"Zorlamanın hiç faydası yok, ben bu işi yapacak güçte değilim; boşuna uğraşıyorsun, yapamam, gitmem," anlamında kullanılır.
Çok büyük güçlüklerin altından kalkmak, ağır işleri başarmak.
"O, dağları devirir bir adamdır."
Güç yetmez gibi görünen büyük, ağır işler başarmak.