Aslan yürekli
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Hiçbir şeyle ilgilenmemek, umursuz olmak, sorumluluk duymamak.
"Sakın `dünya yıkılsa umurumda değil` deme bana."
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Yaşamak için çok şeye gerekseme duymamak, pek az şeyle yetinir olmak, kanaatkar olmak.
İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.
"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...
Hiçbir şey esirgememek.
Bir şey uğrunda en değerli varlığını feda etmeye, hatta ölmeye hazır olmak.
Bir şeye aşırı ölçüde düşkün olmak.
"Vatan uğruna kim can...
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Kendini alâkadar etmeyen meselelerden, toplumu derinden etkileyen olaylardan uzak durmak, kaçınmak ve hiçbiriyle ilgilenmemek.
"Kendine sahip çık, sakın etliye...
Çok korkak olmak, en basit işlere bile girmekten korkar olmak.
"Gölgesinden korkan adamlarla hiçbir işe girilmez."
Heyecana, öfkeye ya da önem verdiği bir işe kapılıp başka hiçbir şeyle uğraşamaz duruma gelmek.
"Kendinden öylesine geçmişti ki gözü hiçbir şeyi görmez...
"Bana gelince, bana kalırsa, fikrime göre, bana sorarsanız" anlamlarında kullanılır.
Bir şeyle, bir işle ilişiği bulunmamak, o şeyle ilgilenmemek.
"O tarakta bezi olacağını hiç sanmam."
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."